collapse

Gönderen Konu: Hiçbir zulüm erbabı bedel ödemeden göçmez  (Okunma sayısı 152 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı selahattin eyyubi

  • İslam ve Tasavvuf
  • Kahraman Üye
  • ***
  • İleti: 621
  • Karma 5
Hiçbir zulüm erbabı bedel ödemeden göçmez
« : 05 Mart 2010, 21:12:06 »
Hüseyin Öztürk  - Vakit
2010-03-02
Hiçbir zulüm erbabı bedel ödemeden göçmez
Zalimler, zulmetmenin ne demek olduğunu yaşamadan, mazlumları anlamaları mümkün değildir. Bu sebeple de “anlasınlar ve idrak etsinler” diye her zalim, mutlaka yaptığı zulmün bir kısmının bedelini, bu dünyada ödemeden göçmez.
Dünya tarihine adı geçmiş bütün zalimlerin yaptıklarına bakıldığında görülür ki, zulümlerinin mutlaka belli bir kısmını ödeyerek gitmişlerdir. Yalnız bir de faturanın tamamını burada ödemeyeceklerdir. Belli bir kısmı hesap gününe kalacaktır.
Mahşere kalmasının sebebi ise; orada adalet istediklerinde, yapıp ettikleri mahşer halkının huzurunda yüzlerine karşı okunacak ve şahitler dinlenecektir. Hiç şahidi olmayan zulümlerde de kişinin organları konuşacak ve hak terazisi doğruyu söyleyecektir.
Üst paragrafta söylediklerim tabii ki Allah’a ve ahiret gününe inananlar için geçerlidir. Allah’a ve ahiret gününe inananlar, hesap gününe de inanırlar demektir. O zaman zalim olmaları ve zulmetleri mümkün değildir. Tabii şu ayrıntıyı hemen belirtmeliyim, sadece “kavi” bir imana sahip Müslümanlar zulüm yapmaz ve zalimden yana olmazlar.
Zulmün ya da zalimliğin büyüğü küçüğü olmaz. Mesela normal gelen zulümler vardır. Bilerek bir insanın ayakkabısına basmak, trafikte haddi aşarak korna çalmak, yere tükürmek, başkalarının duyacağı şekilde küfretmek zalimliktir. Daha buna benzer, insan hak ve özgürlüklerini çiğneme adına ne varsa hepsi zulümdür, zalimliktir.
Bunlar küçük olanlar ve hemen hepimizin yaptığı ve yapabileceği şeylerdir. İşte bu yapılanların bile bedelinin bir kısmı ödenmeden kimse ölmez. Hepimizin hayatında acıları, gözyaşları, kayıplar olmuştur ve olacaktır da. Elbet bu olanların altında yatan ana sebep; farkında olarak veya olmayarak yaptığımız haksızlıkların bedelidir.
Bu satırların yazarı da işlediği pek çok haksızlığın faturasını zaman içerisinde ödemiştir. Çevremizde en iyi bildiğimiz insanların başına birtakım işler geldiğinde; “Bu adam çok iyi biridir ama neden böyle olaylar başına geliyor” denilir. Orasını biz kullar bilemeyiz, Allah’ın bileceği iştir ve bir sebebi vardır.
Şimdi buradan geçelim millete yapılan zulümlere ve zalimliklere. Topluma bu kadar zulmü ve zalimliği reva görenler, neye nasıl inanırlar da millet iradesini yok sayarak darbe planları yaparlar? Bilinir ki; dünyanın her yerinde bütün darbeler bir zulüm projesidir. Bugüne kadar; kan, gözyaşı, savaş, gasp, hak ve hukuk çiğnenerek; hangi darbe hangi topluma; “huzur, güven ve istikrar” getirmiştir?
Ha bir de şu var. Nedense hiçbir zulümcü, yaptığı işten pişman değildir ve fiillerini zalimlik olarak görmez. İşte zulmün büyüğü budur. Hem zulmedeceksiniz hem de “Ben zalim değilim” diyeceksiniz. Bu anlayış, zalimliğin ta kendisi değildir de nedir?
Dünyanın her yerinde zalimlerin dostu zalimlerdir. Ancak kandırılmış mazlumlar, zalimlerin yanında ve yöresinde olabilirler, onlar da kısa sürede gerçeği görür ve zulümden yana olmazlar. Şimdiye kadar zalim olanları savunan hiç mazlum görülmemiştir. Eğer savunuyorsa bilinmelidir ki, o da zalimlerdendir.
Bir insan mazlumlardan yana olduğu halde, kişisel menfaatlerinden dolayı nefsine yenik düştüğü için zalimleri destekliyorsa, o kişi ya da kişiler, asıl zalimlerden daha tehlikelidir. Çünkü zalimi tanır ve bilirsiniz ama onları destekleyen ikiyüzlüleri bilemez ve aldanırsınız, aldatmak ise en büyük zulümdür.
Ülkemiz önemli bir dönemeçten geçiyor. Bunu her aklıselim insan söylüyor. Önemli bir devreden geçtiğimize göre, demek ki zulümler hak katında “gayretullaha” dokunmuş. Bu durum gösteriyor ki, Türkiye bir darbe kuşağı ve destekçilerinin son çırpınışlarını yaşıyor. Hiçbir “ah” yerde kalmaz ve er geç bedeli ödenir.
Meseleye bir de bu pencereden bakmalı. Yarınlar mazlumlarındır.

 


* Son İletiler/Konular


* Galeri

Hz. İbrahim

Görüntülenme: 336
Gönderen: seyyahin
Albüm: Filmler
safa merve 1 copy 1247264711

Görüntülenme: 413
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: KABE ve MEKKE
1267

Görüntülenme: 328
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: NECİP FAZIL
CAMİ RESİMLERİ (155)

Görüntülenme: 495
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Cami Resimleri
5057

Görüntülenme: 498
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: HALİL GÖNENÇ HOCAEFENDİ
CAMİ RESİMLERİ (187)

Görüntülenme: 383
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Cami Resimleri
MESNEVİ-İ ŞERİF 4.cilt

Görüntülenme: 478
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Tasavvuf Kitapları
img021

Görüntülenme: 344
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: EBUZZİYAFE ŞEVKET BABA
MANZARA RESİMLERİ (307)

Görüntülenme: 480
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Manzara Resimleri
seyh nazim hayati

Görüntülenme: 366
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Şeyh Nazım Kıbrisi
2102

Görüntülenme: 368
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Ebru Resimleri
CAMİ RESİMLERİ (23)

Görüntülenme: 465
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Cami Resimleri
MANZARA RESİMLERİ (54)

Görüntülenme: 504
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Manzara Resimleri
cek beni ey tesbih

Görüntülenme: 293
Gönderen: seyyahin
Albüm: Tesbih Sanatı
cini ejer2

Görüntülenme: 336
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Çini Resimleri
KOCA DÜNYA

Görüntülenme: 301
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Ali Ercan-Duy Baba
3745

Görüntülenme: 468
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: MEHMED FEYZİ PAMUKÇU EFENDİ
NUR SÖZLÜ RESİMLER (68)

Görüntülenme: 518
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: NURSÖZLÜ RESİMLER
safa2

Görüntülenme: 445
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: KABE ve MEKKE
Fatih Koca - Vuslat Yolu

Görüntülenme: 458
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Fatih Koca İlahiler
13-binisch-islamystisch

Görüntülenme: 301
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Ammar
MANZARA RESİMLERİ (96)

Görüntülenme: 418
Gönderen: Muhammed Murad
Albüm: Manzara Resimleri
Sami Savni Özer - Nice Ağlamayım

Görüntülenme: 413
Gönderen: mim
Albüm: Sami Savni Özer
Mevlana Fihimafih

Görüntülenme: 469
Gönderen: seyyahin
Albüm: Tasavvuf Kitapları