İslam ve Tasavvuf Forumları
Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Ana Sayfa
Forum
Yardım
Ara
Listen to Quran
Takvim
Galeri
Giriş Yap
Kayıt Ol
İslam ve Tasavvuf Forumları
»
İslam : Kaynaklar & Uygulamalar
»
Dini Yaşantı & Güncel Meseleler
»
İNSAN HAKK'A AİTTİR ve O'NA DÖNECEKTİR
« önceki
sonraki »
Yazdır
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
Gönderen
Konu: İNSAN HAKK'A AİTTİR ve O'NA DÖNECEKTİR (Okunma sayısı 1583 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
müştakı ali aba
İslam ve Tasavvuf
Yeni Üye
İleti: 41
Karma 8
Müminin Hayatı Talim Tatbik ve Tebliğden İbarettir
İNSAN HAKK'A AİTTİR ve O'NA DÖNECEKTİR
«
:
15 Ocak 2009, 22:06:21 »
Sual:
Dünyaya gelişimizin bir yönü de Kur’an-ı Kerim’de imtihan olarak açıklanıyor. Açlıkla, ürünlerin eksilmesi gibi imtihanlardan geçeceğimiz de söylenmiş. Ondan sonra bu imtihanlar karşısında sabredenlerin müjdelenmesi gerektiği de söylenmiş. Sabredenlerde şöyle bir algılayış, bir yaklaşım var: “İnnalillahi ve innaileyhi raciun.” diyorlar. Bu yaklaşımlar ön plana çıkıyor. İnsanlarda sanki onların sabretmesini sağlayan böyle bir anlayış var. Burada Allah'a ait olmak ve Allah'a dönmek ne manaya geliyor?
Cevap:
Kâinatta câri olan fiillere Âdetullah diyoruz. Kâinattaki bütün işleyiş, zerreden kürreye Âdetullah ile yapılır. Bunun dışına çıkamazsın. Malum Cenâb-ı Hak (Celle celaluhu):”Kâinatta hiçbir şeyin abes yaratılmadığını,” başka bir fermanında da: “Başıboş bırakılamayacağını,” buyuruyor. Bundan anlıyoruz ki kâinattaki her şeyde bir aidiyet özelliği var. Bu kadim bir Sünnetullah'tır. Aidiyet olmayan bir nesnenin var olması mümkün değildir. Bu anlamda her şey aslına rücû edecektir, buyrulmuş. Her şey ait olduğu yere, ait olduğu merkeze, sırra, hikmete dönecek. Değil sadece insan, kâinattaki her zerre ait olduğu şey ile neticede koptuğu küle geri dönecek. Her şey bir şeyin cüzüdür. Bu manada İnsan Allah'a aittir. Çünkü her şeyi bir şey için, insanı zatı için yaratmıştır. Bu yaradılışın içinde de kendinden bir özellik lütfetmiştir. İnsanda can dediğimiz, ruh dediğimiz, öz dediğimiz yani insanı anlamlı kılan, insana canlılık veren şey Allah’a (Celle celaluhu) aittir, Nefhay-ı kudsidir. Dolayısıyla aslına dönecektir. Zaten bu nefhay-ı kudsi içinden çıktı mı insan boş bir kafes gibi kalır. Yani kuş kafesten uçtuğunda boş kafesin bir manası kalmaz. Kafese güzellik veren, zînetlendiren şey içindeki idi. Ten kafesi de boşaldıktan sonra aslına döner, çürüyüp toprak olur. Nefesi havaya karışır. Her şey ait olduğu yere bu şekilde döner.
İnsanın imtihanı yoklukla-meşakkatle-çileyle olduğu gibi; nimetle, varlıkla, saltanatla, sıhhatle, bereketle de olur. Zorda-darda olan insan imtihan ediliyor da; zenginlik kesbetmiş, kuvvet kesbetmiş, saltanat, güç sahibi olmuş insanlar imtihanı kazanmışlar denilemez. Onlar da imtihandadır. O yüzden insanın buradaki hali her ne olursa olsun, ister fakr-u zaruret içinde olsun veyahut refah-u saadet içinde olsun, ait olduğu yeri, varlığı unutmamalıdır. Asıl imtihan bununladır. Yani o nimet veya külfet bu hakikatin bir örtüsüdür, asıl imtihan edildiği şey, aidiyet bilincinde mi değil mi? İnsan, vatanı aslîsini, geldiği ve neticede döneceği yeri biliyor mu? Adresi biliyor mu? Bu parolayı biliyor mu? İmtihanı bununla... Zaten kul kime ait olduğunu, burada kim adına bir iş, bir hizmet yapacağını bildi mi, gerisi zaten kolay... “O'na döneceğiz” buyruluyor ya, bu anlayışla dönüş yolu çok kolay bulunuyor. İnsanın yargılanması veya yarlığanması bu ezberini bozup bozmamasıyladır. İşte imtihan bunun içindir. Bunlar bu ezberi bozacak mısın? Bir şeylere dalıp, bir şeylerin içine girip kendini ve seni sen yapan o sırrı unutacak mısın diye yapılan mekirler... Büyükler buyurmuş ya: “Neye yönelirsen o olursun. Ne ile meşgul olursan onunla kalırsın.” Kişi bu hakikati unutmayıp sürekli bununla meşgul oldukça onda ifnah olacak. Bu, öyle bir dönüş ki belki hiç suya sabuna dokunmadan olacak. Onda fani olmaya başlayacaksın ifnah olacaksın. Sende O'nun ahlâkı tezahür edecek, Allah'ın ahlâkıyla ahlaklanacaksın. -Belki bu söz ifadeye döküldüğünde çok hoş bir ifade değil ama bundan başka bir şeyle ifade etmek de güç... Mesele yanlış anlaşılmasın diye bu parantezi açıyorum.- İnsan Allah'ın ahlâkıyla ahlâklandığında nerede olursa olsun O'nunladır. O buyurmuş ya: ”Ve Huve maaküm eynema küntüm, nerede olursanız olun O sizinledir.” Biz sizinleyiz siz nerede olursanız olun. İşte insan da bunu anladığında O'nunla olacaktır. Şah damarından daha yakîn olduğunu hissederek ve bu yakınlıktan müthiş bir memnuniyet duyarak, haz alarak, zevklenerek, iştahlanarak, şairin dediği gibi “Allah bes baki heves” diyecek ve o zaman ona imtihanlar, nimetler veya nikbetler hiç gelecek. “Allah’ımız var ne gamımız var!” diye buyurmuş büyüklerimiz. İnsan imtihanı bu noktada kazanmış olacak. Dolayısıyla o hiç O'ndan ayrılmamış olacak. Allah-u Teâlâ da buyuruyor ya: “Öyleleri vardır ki ne alış-veriş ne ticaret ne şu ne bu, onları Bizden alıkoymaz, aramıza girmez.” Gerçek basiret ve firaset bu. Her bakışta o menzili hakikiyi görebilmek.
Şimdilerde bir türkü olarak söyleniyor. Aslında her sözün altında bir hikmet var, söyleyene değil söyletene bak, demişler.
Orada bir köy var uzakta,
O köy bizim köyümüzdür,
Gezmesek de tozmasak da,
O köy bizim köyümüzdür...
O köy, orası. “Kûy-i yâr” demiş ya sûfiler. Yârin civarı, dostun civarı... Şu anda oraya gidemesem de gelemesem de yani bir seyrin içinde, seyr-i ilallah'ta bulunmasam da biliyorum ki benim vatani aslım, yaradılış gayem, geldiğim yer orası, o köy benim köyüm... O hale gelirsem O'nu her bakışta görüyorum... Gördüğüm bir şeyi de nasıl unutayım ki?.. Hulusi Efendi demiş ya:
Manzarım olmazsa yüzün,
Gülüm nidem, nidem, nidem...
Yani her baktığımda manzaram cemâlin olmazsa.... Bu görme anlayışla. Göz görmez arkadaşlar çünkü ettir. “Ten deliği” demiş büyüklerimiz. Gören, kalp ve akıldır. İnsan kalbini ve kafasını birleştirdiği zaman manzarı, gördüğü O ise, o insan hep oradadır. Onu hiçbir şey oradan ayıramaz, hiçbir şey onu oradan alamaz. Bu haldeki bir insandan, hasbel beşer, beşeriyetinin gereği bir zelle sadır olsa, bir yanlış yapsa onda da niyeti halis olduğundan, Cenâb-ı Hak Sûre-i Yunus'ta müjde veriyor ki onun yanlışları da hayra tebdil olur. Hataları bile mükafata, sevaba tebdil olunur. Yanlış mı yapmış? Makul sayılır.
“Sen atmadın biz attık.” Bir savaş ortamında karşıdaki insanı öldürmek için atılan bir mızrak... Cenâb-ı Hak sahip çıkıyor olaya, sen atmadın, buyuruyor. Yani sen nefsin için atmadın, nefsinle atmadın. Hak için attın, Hakk'ın bâki kalması için, yaygınlaşması, yayılması, bilinmesi için attın. Öyleyse biz attık... Sen hakla attın yani.
Şimdi düşün, bu bir şiddet bir vahşet iken bunu nasıl bir rahmete bir ibadete dönüştürüyor Cenâb-ı Hak. Niyazi Mısri bunu güzel ifade ediyor.
Kanden gelir yolun senin,
Ya kande varır menzilin?
Nerden gelip gittiğini,
Bilmeyenler hayvan imiş...
buyuruyor.
Senin yolun nereden gelir bilir misin? Aidiyetini, hakikatini, bu seyrin, bu hayatın başlangıç noktasını bilir misin? Ya nere varır menzilin? Bunun bitiş noktasını da biliyor musun? Nerede bitecek, kupayı alacağın yeri bilir misin? Bunu iyi bil yani... Hayvan bile aidiyetini biliyor... Dışarı sal akşam eğer kurt kapmamışsa ağılına geliyor. Ait olduğu yeri biliyor. Yabancıya havlayan -afedersiniz, hâşâ huzurunuzdan- köpek sahibinin ayaklarını yalıyor, aidiyetini biliyor. Nerden gelip gittiğini bilmeyenler hayvan imiş...
Savm-u salat-u hac ile,
Sanma biter zahid işin...
Ben namaz kılıyorum, oruç tutuyorum, haccımı da yaptım sen sanma ki bunlarla bu işi bitirdin, nerden gelip gittiğini anladın.
İnsan-ı kâmil olmaya,
Lazım olan irfan imiş...
Bu farklı bir bilgi. O kadar çok namaz kılan, hac yapan, oruç tutan var ki... O zaman insan düşünüyor, nerede bu yapılanlar? Attığı bir mızrak için bile “biz attık” dedirten Hz. Muhammed aleyhisselâm... Biz kıldık, biz tuttuk dedirtemiyoruz. O'nun orucu, O'nun namazı diye değil, bizim diye bakıyoruz. Aidiyetle değil âriyetle yapıyoruz. Aidiyet ayrı bir şey. Bir de âriyet var. Ayrılık, başkalık, yabancılık... İbadetlerimizde de bu var âriyet sırrı var. Benliğimiz bizi yabancılaştırıyor. Biz namazımızı da kendimiz için kılıyoruz orucumuzu da kendimiz için tutuyoruz. Mantığımıze hoş geliyor. Hemen diyoruz ki: “Elbet kendimiz için yapacağız.” Cenâb-ı Hak Hz. İbrahim'in ifadesini, yani ibadetlerimizi ne için yapmamız gerektiğini bize bildiriyor:
İbrahim buyurdu ki: "Benim namazım, haccım, hayatım ve ölümüm hiçbiri bana ait değil. Hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir." İşte böyle olunca innalillah veinna ileyhi raciun biz de O'nunuz. O'ndan geldik O'na döneceğiz.
HACE-İ HACEGAN
*Gülzarı Hacegan dergisinden alınmıştır.
Alıntı
KAYNAK:
www.rahiask.com
«
Son Düzenleme: 01 Nisan 2009, 16:04:28 Gönderen: müştakı ali aba
»
Kayıtlı
Müminin Hayatı Talim Tatbik ve Tebliğden İbarettir
Yazdır
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
« önceki
sonraki »
İslam ve Tasavvuf Forumları
»
İslam : Kaynaklar & Uygulamalar
»
Dini Yaşantı & Güncel Meseleler
»
İNSAN HAKK'A AİTTİR ve O'NA DÖNECEKTİR
Son İletiler/Konular
Terzibaba Kuranda Yolculuk - 76-İnsan Sûresi
Gönderen:
Muhammed Murad
[04 Şubat 2012, 20:38:57]
Terzibaba Kuranda Yolculuk - 53-Necm Sûresi
Gönderen:
Muhammed Murad
[04 Şubat 2012, 20:36:40]
Terzi Baba Kitapları » 24-Altı Peygamber -3- Hz. İbrâhîm Halîlûllah (a.s.)
Gönderen:
Muhammed Murad
[04 Şubat 2012, 20:33:28]
Terzi Baba Kitapları » 23-Değmez dosyası
Gönderen:
Muhammed Murad
[04 Şubat 2012, 20:31:29]
Zât-ı Hakk’da irfân mahremi olan anlar bizi
Gönderen:
Derviş
[04 Şubat 2012, 20:27:47]
Galeri
Aykut Kuşkaya - Ağlarken Gülebilmek - Yeni Bir Şarkı
Görüntülenme: 287
Gönderen:
seyyahin
Albüm:
Aykut Kuşkaya-Ağlarken Gülebilmek
5000
Görüntülenme: 349
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Ebru Resimleri
MANZARA RESİMLERİ (301)
Görüntülenme: 335
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Manzara Resimleri
3902
Görüntülenme: 478
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Seyyid Muhammed Raşid Erol K.S
RESİMLİ HADİSLER (18)
Görüntülenme: 473
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
RESİMLİ HADİSLER
Hakiki Su Damla Kehribar Tesbih Renk Dizme 99 039 lu 31190213 0
Görüntülenme: 490
Gönderen:
seyyahin
Albüm:
Tesbih Sanatı
288105 2
Görüntülenme: 326
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Necmettin Şahinler
MANZARA RESİMLERİ (130)
Görüntülenme: 731
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Manzara Resimleri
03. Hüseynî Şarkı - Varalım kûy-i dil-ârâya gönül Hû diyerek
Görüntülenme: 304
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
BEKİR SITKI SEZGİN
Arap uleması ile
Görüntülenme: 845
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
MOLLA BURHAN YILDIRIM HOCAEFENDİ
MANZARA RESİMLERİ (231)
Görüntülenme: 406
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Manzara Resimleri
Iraklı alim Muhammed Mahmud es Sawaf
Görüntülenme: 465
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
İslam Alimleri
Su kasidesi Fuzuli
Görüntülenme: 479
Gönderen:
seyyahin
Albüm:
Efendimize Şiirler
3250
Görüntülenme: 428
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
İsmail Çetin Hocaefendi
Ensemble Ulvi Erguner - Makam Pençgah - 12 - Saz Semaisi
Görüntülenme: 350
Gönderen:
seyyahin
Albüm:
Ensemble Ulvi Erguner-Enderun
RESİMLİ HADİSLER (17)
Görüntülenme: 462
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
RESİMLİ HADİSLER
CAMİ RESİMLERİ (8)
Görüntülenme: 513
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Cami Resimleri
Uzay Dünya İnsan - 6. Bölüm
Görüntülenme: 314
Gönderen:
seyyahin
Albüm:
Evren
164847 1387257820981 1818147309 720189 6490124 n
Görüntülenme: 524
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Terzibaba Necdet Ardıç Uşşaki
yakboynuzu2qe6[1]
Görüntülenme: 355
Gönderen:
seyyahin
Albüm:
Tesbih Sanatı
06 Adem Karaca - Ya Resulallah
Görüntülenme: 265
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
A. Karaca-Cennetine Yemin Olsun
Cevheri - Bir Çekirdek Bin Orman - Hasretin Türküsü Enst
Görüntülenme: 284
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Cevheri
RAMAZANDA
Görüntülenme: 272
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Bekir Çiçek-Ağla İstersen
img 2506
Görüntülenme: 481
Gönderen:
seyyahin
Albüm:
Hz. Mevlana Dergahı
Feyzullah Koc - Her Aşığın Dilinde
Görüntülenme: 437
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Feyzullah Koç-Gönül Sızım
Cihan _nal Teferrüc Eyleyi Vardım
Görüntülenme: 307
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Cihad Yunus Emre
Merhumun gençlik devrine ait bir resmi
Görüntülenme: 449
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
ALİ ULVİ KURUCU
dsc00220ft6
Görüntülenme: 465
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Aziz Mahmut Hüdai Hazretleri
Esref Ede Efendi Mustafa Duzgunman ve Necmeddin Okyay
Görüntülenme: 490
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Üsküdar'ın Üç Sırl
MANZARA RESİMLERİ (333)
Görüntülenme: 477
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Manzara Resimleri
MANZARA RESİMLERİ (28)
Görüntülenme: 651
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Manzara Resimleri
MANZARA RESİMLERİ (79)
Görüntülenme: 530
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Manzara Resimleri
1395
Görüntülenme: 466
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
EBUL KELAM AZAD
82229zf6
Görüntülenme: 446
Gönderen:
seyyahin
Albüm:
Hz. Mevlana Dergahı
Cevheri - Bir Çekirdek Bin Orman - Bir Çekirdek Bin Orman
Görüntülenme: 274
Gönderen:
Muhammed Murad
Albüm:
Cevheri