TABİBZÂDE MEHMED ŞÜKRÎ EFENDİ VE SİLSİLENÂME-İ SÛFİYYE İSİMLİ ESERİ
Yüksek Lisans Tezi Muhiddin USTA
İstanbul, 2006
İÇİNDEKİLER
İÇİNDEKİLER 1
KISALTMALAR 6
GİRİŞ 7
BİRİNCİ BÖLÜM
A. SİLSİLE VE SİLSİLENAME KELİMESİNİN ANLAMI
VE ORTAYA ÇIKIŞI 10
B. TASAVVUF SİLSİLELERİ 13
C. SİLSİLE KAVRAMI İLE DOĞRUDAN İLGİLİ BAZI ÖNEMLİ
TASAVVUFÎ KAVRAMLAR 25
1. Seyr u Sülük 25
2. Şeyh-Mürid 27
3. İlim Kavramı Zahir ve Bâtın İlmi 32
4. Bey'at- İntisab 35
5. Zikir Telkini 38
D. TARİHSEL VERİLER AÇISINDAN TASAVVUF SİLSİLELERİ 41
E. TEŞEKKÜL DEVRİNDEN SONRA ORTAYA KONAN TARİKAT
SİLSİLELERİNİN TAHLİLİ 46
F. MAHİYET VE ŞEKİL İTİBARİ İLE SİLSİLENAMELER 52
1. Mahiyetine Göre Silsilename Çeşitleri 52
a. Menâkıb Tarzında Olan Silsilenameler 52
b. Hal Tercümesi Halinde Kaleme Alınan Silsilenameler 52
c. Bir Tarikatı Konu Edinen Silsilenameler 53
d. Bir Şeyhi Konu Edinen Silsilenameler 53
e. Belli Bir Bölge ve Tarih İle Sınırlı Olan Silsilenameler 54
f. Belli Bir Tarih ve Bölge Sınırı Olmaksızın Tüm Tarîkat ve Şeyhlere Ait
Tarîkat Silsilelerini Veren Silsilenameler 54
g. Silsilename İsmini Taşımadığı Halde Şeyhlerin Silsilelerini Konu Edinen
Menâkıb, Hal Tercümesi ve Tabakât Kitaplar 56
2. Şekil İtibari İle Silsilenameler 57
a. Kitap ve Risale Şeklinde Olan Silsilenameler 57
b. Oklar ve Çizgiler İle Birbirine Bağlı Silsilenameler 58
c. Daireli ve Madalyonlu Silsilenameler 58
d. Madalyonlu ve Minyatürlü Silsilenameler 59
e. Cetvel Şeklindeki Silsilenameler 60
G. DİĞER ALANLARDA OLUŞTURULAN SİLSİLELER VE
SİLSİLENAMELER 61
1. İslâmî İlimlerde Kullanılan Silsileler 61
a. Hadis'te Silsile: 61
b. Fıkıh'ta Silsile 62
c. Kelam İlminde Silsile 63
d. Kıraat Alanında Silsile 63
2. Sanatta Silsile 64
a. Hat Sanatında Silsile 65
b. Musikî Alanında Silsileler 66
3. Meslek Silsileleri 67
İKİNCİ BÖLÜM
A. TABÎBZÂDE MEHMED ŞÜKRÎ EFENDİ VE "SİLSİLENÂME-İ ALİYYE-İ
SÛFİYYE" İSİMLİ ESERİ 70
1. Mehmed Şükrî Efendi'nin Hayatı 70
2. Eserleri 71
2
a. Mecmû'a-i Tekâyâ 71
b. Silsilenâme-i Sûfıyye 72
3. Silsilenâme-i Aliyye-i Sûfiyye İsimli Eserin Transkripsiyonunda Takip
Edilen Yöntem 73
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
A. SİLSİLENÂME-İ SÛFİYYE İSİMLİ ESERİN METNİ 75
B. MECMÛ'A-İ TEKÂYÂ İSİMLİ ESERİN EKİNDE BULUNAN AYNI
MÜELLİFE AİT KONUMUZLA İLGİLİ BELGELER 154
C. ESERİN TAHLİLİ 175
1. İsimleri Eserin Fihristinde zikredilmediği halde Eserde konu edinilen
tarikatlar 175
a. Ana Tarîkatlar 175
k) Muhammediyye Tarikatı 175
l) Bekriyye Tarikatı 176
m) Ömeriyye Tarikatı 177
n) Osmâniyye Tarikatı 177
af) Aleviyye Tarikatı 178
b. Diğer Tarîkatlar 178
u) Kümeyliyye Tarikatı 178
v) Edhemiyye Tarikatı 178
be) Çiştiyye Tarikatı 178
x) Melâmiyye-i Kassâriyye Tarikatı 179
y) Harrâziyye Tarikatı 179
z) Ukayliyye Tarikatı 179
aa) Şa'râniyye Tarikatı 180
bh) Medyeniyye Tarikatı 180
bı) Sühreverdiyye Tarikatı 181
3
bj) Kübreviyye Tarikatı 182
bk) Nurbahşiyye Tarikatı ve Emir Sultan 183
bl) Meymûniyye Tarikatı 184
2. Eserin Fihristinde Zikredilen Tarikatlar ve Şubeleri 184
a. Kâdiriyye Tarikatı ve Abdükadir Geylânî 184
k) Muhammediyye Kolu 186
l) Eşrefıyye Kolu 186
m) Rûmiyye Kolu 187
n) Müştâkiyye Kolu 187
p) Enveriyye Kolu 188
q) Hâlisiyye Kolu 188
b. Kâdiriyye-i Ukayliyye Tarikatı 188
c. Ekberiyye Tarikatı 189
d. Samâdiyye Tarikatı 190
e. Halvetiyye Tarikatı 190
f. Rifâiyye Tarikatı ve Seyyid Ahmed er-Rifâî 197
g. Sa'diyye Tarikatı ve Sa'deddin el-Cibâvî eş-Şeybânî 199
h. Bayramiyye Tarikatı ve Hacı Bayram Velî 200
ı. Himmetiyye Tarikatı ve Himmet Efendi 201
j. Celvetiyye Tarikatı ve Azîz Mahmud Hüdâyî 201
k. Desûkiyye Tarikatı ve Abdülazîz ed-Desûkî 203
1. Bektaşiyye Tarikatı ve Hacı Bektâş Velî 203
m. Zeyniyye Tarikatı ve Zeyneddin el-Hâfî 205
n. Şâziliyye Tarikatı ve Şerif Ebû'l-Hasan Ali eş-Şâzilî 205
o.Bedeviyye Tarikatı ve Seyyid Ahmed el-Bedevî 207
p. Mevleviyye Tarikatı veMevlânâ Celâleddin er-Rûmî 207
4
r. Nakşibendiyye Tarîkatı ve Bahâeddin en-Nakşibend 210
SONUÇ 214
KAYNAKÇA 217
EKLER 233
5
KISALTMALAR
Age adı geçen eser
Agm adı geçen makale
a.mlf. aynı müellif
a. s aleyhi's-selam
sav sallallâhu aleyhi ve sellem
bkz. bakınız
DİA Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi
Hz. Hazreti
İA İslâm Ansiklopedisi, Milli Eğitim Bakanlığı
Ktp. Kütüphanesi
Nr. numara
Nşr neşreden
ö. ölüm tarihi
s. sayfa
sy : sayı
thk. tahkik eden
çev. tercüme eden
vr. varak
vd ve diğerleri
6
GİRİŞ
İmanın özü Allah'a (c.c) olan sevgidir. Allah'a olan sevgi belli bir marifeti gerekli kılar. Tasavvuf, kişinin hangi vâsıtalar ile yaratıcısını tanıyacağını ve kendini tanımlarken ne gibi kıstaslara başvuracağını sistemli bir şekilde ortaya koyan bir düşünce sistemidir. Tasavvuf; hikmetin ışığında gönül aydınlığına ulaştıran ulvî bir arınma yolculuğunun adıdır. Tasavvuf; ruhlarımızın zikirle yıkanıp, sabır ve azimle dokunup ulvî hakikatlere kanat çırpmasıdır. Tasavvuf; "Kalpler ancak Allah'ı anmak ile huzura erer" bilinciyle huzura ve sükûta eren kalplerde Yunus'un değişiyle "Kendini bilmek" Cüneyd-i Bağdâdî'nin değişiyle "Allah'ın seni sende öldürmesi ve kendisinde diriltmesidir." İbn-i Arabî dualarında hep "Ey Rabbim, beni senin sonsuz vahdet deryana daldır" diye yakarın "Ahsenü Takvîm" üzere yaratılan insanoğlunu "Esfelu's-Sâfılîn" derecesine düşüren nefsânî ve şehevî istekleri törpüleyen bir edeb ve rahmet disiplini olan tasavvuf, insanın varlığı üzerine kâim olduğu yüce fıtratını koruyarak İbn-i Arabi'nin duasında belirttiği rahmet ve vahdet deryasına ulaşmayı hedeflemektedir.
Hiç şüphe yok ki tasavvuf, özünü Kur'ân ve Sünnet'ten alarak İslâmiyet'in derûnî boyutunu teşkil etmektedir. Bir arınma ve züht öğretisi olan tasavvuf, peygamberimiz (sav) efendimizin inanç çağrısında ifade bulmuş, yaşanan bir gerçekliğe dönüşmüş ve insanlığın gönlünü ve ruhunu dolduran nurânî ve manevî bir menba' olarak kabul görmüştür. İbn-i Haldun, tasavvuf düşüncesinin teşekkülü hakkında şöyle söylemektedir; "İslâm tasavvufu, ilk kuşaklarda özel bir isme sahip olamayacak kadar çok yaygın ve genel idi. Fakat dünya perestliğin artması ve insanların bu hayata daha fazla bağlanmalarıyla, Müslümanlar arasında kendilerini Allah'a ibadet etmeye adayanlar, toplumun diğer kesimi tarafından sûfiler olarak adlandırılmışlardır.1"
İbn-i Haldun'un da belirttiği gibi daha sonraki yüzyıllarda tasavvuf tarikatlar şeklinde somut bir altyapıya bürünerek kurumsallaşmış, toplumsal bir gerçeklik ve bir
1 İbn Haldun, Ebu Zeyd Veliyyüddin Abdurrahman b. Muhammed, Şifaü's-sâil li-tehzîbi'1-mesâil, thk. Muhammed b. Tavit Tanci, İstanbul: Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1958, s. 10.
7
eğitim kurumu haline gelmiştir. Mutasavvıflar, peygamberimiz (sav) efendimizin şer'î ve manevî tavsiye ve davranışlarını kendilerine temel edinerek marifetullah gibi ulvî bir gaye için tarîkat olarak isimlendirilen birer manevî güzergâh meydana getirmişlerdir. Tarikatların kurucuları ilim, edep ve züht ile yoğruldukları bir terbiyeden geçerek kendi tarikatlarını oluşturmuşlar ve nübüvvet nuruna açılan hayat damarlarıyla besledikleri bu maneviyat ve öğretilerini topluma tebliğ etmişlerdir.
Her biri irfan ocağı olan bu kurumlar toplumdan geniş rağbet görmüş ve dünya telaşı içindeki insanoğlunun hakikate ulaşmak için başvurdukları bir çeşit eğitim barınaklarına dönüşmüşlerdir. Birçok topluluk İslâmiyet ile tarikatlar vasıtasıyla tanışarak, tasavvuf hamuruyla yoğrulup yeniden şekillenmişlerdir.
Şüphesiz toplumumuzda da tarikatlar hem tarihte hem de günümüzde derin bir etkiye sahiptir. Osmanlıda ve öncesinde İslâmlaştırma hareketlerinde dervişler hep ön planda yer almışlar, Horasan'dan Balkanlar'a, Anadolu'dan Afrika'ya uzanarak önce gönülleri fethetmişlerdir. Bugün de İslâm kültürü ve Müslüman dünyasında aynı nüfuzu koruyan tarikatlar çokça gündeme gelen bir konudur.
Yapmış olduğumuz bu çalışma, Hadis ilmi ile başlayan ve tasavvuf ilmi dahil diğer tüm İslâmî ilimlerde ve Müslümanlar arasında neşet eden kültür, sanat, fen ve meslek dallarında ortaya konan ve tüm ilimlerin Hz. Peygamber vâsıtası ile Allah'a olan nisbetini gösteren silsile kavramını ele almaktadır. Silsile bir ilmin sıhhatini ve geçerli bir yolla aktarımını mümkün kılan, sahteciliğin ve yalancılığın önüne set çeken, ehil olmayan kimselerin iddialarını çürüten bir dayanak ve aynı zamanda o ilmin ve sanat dalının büyük bir mirası barındırdığının işareti olarak kabul edilmiştir. Tasavvufî anlamda silsile ile kasdedilen 'bir mürşidi önce tarîkatinin pîrine oradan da Hz. Peygamber'e (sav) ulaştıran kişiler zinciri'dir. Sûfîlerin sahip olduğu manevî ilim ve onlara has ahlak öğretileri ve terbiye metodları manevî bir silsile ile akıp gelmiştir. Tanınmış mutasavvıflardan Karabaş Velî'nin halifelerinden Hasan Ünsî Efendi silsile hakkında şu tesbiti belirtmektedir: "sûfiye verilen feyz-i rabbânî ve zevk-i sübhânî tâ
8
Hazret-i Fahr-i Kâinattan (sav) bu âna dek pâken pâke nefes ile gelmiştir. Müstehak olanlara ifâza olunur.2"
Tarîkat kültüründe manevî bir zincir ile manen Hz. Peygamber'e bağlanmayan şahsın irşada ehliyeti kabul edilmez. Bu ehliyeti sahip olabilmek için kesintisiz bir halka ile Hz. Peygambere ulaşmak gerekir.3
İşlevi itibari ile büyük halk kitlelerine tesir eden tasavvuf ehlini, kontrol ve belli bir düzen içerisine çeken tasavvuf silsileleri önceleri sözlü olarak aktarıla gelmiş, daha sonra icazetnamelere ve müstakil eserlere dercedilmiştir. XVII yy.'dan itibaren tasavvuf silsilelerinin teşekkülü hakkında yeni görüşler öne sürülmüş ve müstakil silsilenameler kaleme alınmıştır. Nesir, manzum, çizgi, cedvel ve madalyon gibi farklı şekillerde kaleme alınan silsilenameler bulunmaktadır. İncelemesinde bulunduğumuz ve transkripsiyonunu verdiğimiz Tabîbzâde Mehmed Şükrî Efendi tarafından tertîb edilen "Silsilenâme-i Sûfıyye" isimli eser tasavvuf kültürü ve tarikatların oluşumu açısından önemli şahsiyetleri ve son dönem Osmanlı meşâyihinin tarikatlara olan nisbetlerini derli toplu olarak verilmesi açısından önem arzetmektedir.
2 Hâs İbrahim, Kelâm-ı Azîz, MÜİF Ktp, tasnif dışı yazma, s. 326.
3 Kerim Kara, Karabaş Velî: Hayatı, Fikirleri, Risaleleri, İstanbul: İnsan yayınları 2003, II, 177-8.
9